Uygur Türkleri ve İnsan Hakları İhlalleri - 2

En son güncellendiği tarih: May 1

İnanç ve İbadet Özgürlüğü İhlalleri | Hareket Özgürlüğü İhlalleri


Yazımızın ilk bölümünde konuya giriş ile birlikte ‘’Adil Yargılanma Hakkı İhlalleri’’, ‘’Hayat Hakkı ve Kişi Özgürlüğü Hakkı İhlalleri’’ konularından bahsettik. Bu kısımda ise Uygur Türklerine karşı yapılan ‘’İnanç ve İbadet Özgürlüğü İhlalleri’’, ‘’Hareket Özgürlüğü İhlalleri’ konularından bahsedeceğiz.


1. İnanç ve İbadet Özgürlüğü İhlalleri


1.1 Kültürel Yıkım


1.1.1 İbadet Alanlarına Saldırı

aaaUygur Türklerinin memleketi olan Doğu Türkistan, bugün de birçok dinin yaşadığı bir bölgedir. Bölgede en yaygın din İslamiyet’tir. Çin Hükümeti, camileri ve yerli kutsal yerleri saygısızlaştırarak veya "düzelterek" Kuzeybatı Çin'deki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nin kültürel mirasını yeniden yazmak için sistematik bir kampanya başlatmıştır.

aaa ASPI (Australian Strategic Policy Institute)’nin konuyla ilgili yapmış olduğu kapsamlı araştırmaya göre Sincan'da yaklaşık 16.000 caminin (toplamın %65'i) Çin Hükümeti’nin politikalarının bir sonucu olarak yıkıldığı veya hasar gördüğü tespit edilmiştir. Bunların içinde, 16.yüzyıldan beri resmi kültürel korunmada olan ancak günümüzde girişinin daha küçük bir ölçekte yeniden inşa edilmiş haliyle değiştirildiği Büyük Kargalık Camii de bulunmaktadır.

aaaÇin hükümetinin "dört giriş" adlı Doğu Türkistan’daki camileri benliklerinden koparmak için başlattığı kampanyası kapsamında; Sincan'daki camilerin ulusal bayrağı asmaları, Çin anayasasının kanun ve yönetmeliklerinin kopyalarını asmaları, temel sosyalist değerleri sürdürmeleri zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca camilerdeki Arapça yazılar Çince yazılarla değiştirilmeye başlanmıştır.

1.1.2 Manevi Değerlere Saldırı

aaaDışavurumcu kültür (müzik, dans ve diğer performanslar) günümüz Sincan'ın Türkçe konuşan Uygur halkı arasında kimliğin üretimi ve sürdürülmesi için merkezi bir öneme sahiptir. Meshrep; müzik, dans, hikâye anlatımı, şakalar, oyunlar, cezalandırma ve diğer performans sanatlarını içeren benzersiz bir performans buluşmasıdır. Sincan bölgelerinde Meshrep; dindar Müslüman yaşam tarzının yayılması yoluyla alkolizm, uyuşturucu kullanımı ve suç içeren endemik sosyal sorunlara karşıt olarak kullanılmıştır. Çin Hükümeti, ‘’Safeguarding’’ (Koruma) adını verdiği programıyla, Meshrep geleneğini yerli kökenlerinden ayırıp ulusallaştırmaya çalışmaktadır. Bu programla gelenek, öz amacının dışına çıkarılarak bir nevi halkı kontrol etme aracı haline getirilmektedir. Ayrıca geleneğe ‘’ulusal’’ ögeler aracılığıyla si