SERİ: CEDAW’LA KADIN

En son güncellendiği tarih: Nis 2


çizim. İki kadın mor ve koyu mavi kıyafetleri var sağ yumrukları havada, sağ üstte şöyle yazıyor. Seri: Cedaw'la Kadın 1
Görsel: Dila Küçükali

Birleşmiş Milletlerce 1 Mart 1980 tarihinde imzaya açılan ve Türkiye’nin 1985 yılında tarafı olduğu ve yürürlüğe koyduğu Birleşmiş Milletler Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW); amacı, fonksiyonu ve bağlayıcılığı bakımından dünyada benzeri bulunmayan uluslararası nitelikte bir hukuki belgedir.

Bir hukuki metin türü olan uluslararası sözleşmelerin amaçları, genel olarak Başlangıç kısımlarında dile getirilir. Devletler, bu sözleşmelere taraf olmakla sözleşmenin başlangıç hükümlerini de dikkate alarak kendi amaç ve iradeleriyle sözleşmenin amacı arasında orantılı bir köprü kurmuş olurlar. Nitekim CEDAW’ın da amaçlarına genel hatlarıyla Başlangıç kısmında değinilmiştir. Buna göre: CEDAW, diğer uluslararası metinler tarafından da benimsenen temel insan haklarını, insan onurunu ve insanın değerini, ayrımcılığın kabul edilemezliği prensibini, bütün insanların onurları ve hakları bakımından eşit ve özgür olduklarını kayıt altına alırken, bir yandan da Taraf Devletlere bunları sağlamaları bakımından pozitif ve negatif yükümlülükler yüklemektedir.

CEDAW, yukarıda sayılan ilkelerin çeşitli belgelerle korunuyor olmasına rağmen kadınlara karşı ayrımcılığın yaygın bir şekilde devam etmesinden duyduğu kaygıyı da ifade etmekten geri kalmaz ve buna binaen birincil hedefini kadınlara karşı yapılan her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak olarak gösterir. “Kadınlara karşı yapılan her türlü ayrımcılığı” ise Madde 1’de şöyle tanımlar:

“Siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel, kişisel veya diğer alanlardaki, kadın ve erkek eşitliğine dayanan insan haklarının ve temel özgürlüklerin, medeni durumu ne olursa olsun kadınlara tanınmasını, kadınların bunları kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını engelleyecek veya hükümsüz kılma amacını taşıyan veya bu sonucu doğuran cinsiyete dayalı herhangi bir ayrım, dışlama veya kısıtlamadır.”

Bunun yanında kadınların erkeklerle sadece kanun karşısında değil, aynı zamanda siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamda da eşit konumda olması ilkesi benimsenmekte ve Taraf Devletler bu amaçları gerçekleştirmeleri için özel ve geçici önlemler almaya yöneltilmektedir.

En önemli amaçlardan bir diğerine örnek olarak, CEDAW’ın Taraf Devletleri kadınlarla erkekleri ayrımcı toplumsal rollerle tanımlayan geleneksel ve kültürel davranış kalıplarını ve tutumlarını dönüştürmek için önlem almaya zorlaması gösterilebilir. Bu amaç için kullanılan zorlama gücü, sözleşmenin ayırt edici özelliklerindendir. Kadınlara ve erkeklere basmakalıp roller biçen önyargıların ve geleneklerin tasfiye edilmesi gerekliliği sözleşmenin 5. Maddesinde ifade edilmektedir. Söz konusu 5. Madde gerçekten çarpıcı niteliktedir, CEDAW’ın kararlılığını adeta tek başına gösterir. Sözleşme, bu önyargı ve geleneklerin dönüştürülmesi hakkında öneriler getirmekte ve Taraf Devletlere bu anlamda pozitif yükümlülükler yüklemektedir.

Bu sayede, kadınların sistematik bir biçimde “töre cinayetleri ” ile karşılaşması, anne olmanın doğallığının kutsal yakıştırmalar altında kaybolup gitmesi, bunun bir sonucu olarak erkeğin ailenin ve evin diğer sorumluluklarından muaf olması, geleneksel ataerkil bakış açısına sahip erkek-egemen zihniyet ile erkeğe karşılayabileceğinden çok daha ağır ve baskın bir rol biçilmesi, kadın profilinin toplumda edilgen bir role sıkıştırılmasıyla kadının sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel alanlarda yer alamaması gibi sorunlar önlenmeye başlanacaktır.

CEDAW, bütün bu bahsedilen amaçlar ve daha fazlasına yönelmiş olan yasal standartları bir araya getiren ve Taraf Devletler üzerinde bağlayıcı niteliği olan tek uluslararası sözleşmedir.

Kaynakça:

Umut BELEK ERŞEN, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi ve Denetim Mekanizması, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2006, s. 7-71