KOMŞULAR-1 : KOSTA RİKA | GUATEMALA

1. Yeni Dünya’nın Keşfinden Sonra

Kosta Rika İspanyolca’da zengin sahil anlamına gelir. Yaygın bir rivayet bu ismi Colomb’un, 1502 yılında Kosta Rika sahillerine vardığında pek çok altın takı kullanan yerlileri görmesi üzerine koyduğunu söyler. Fakat 16. yüzyılın ortalarında bölgede kolonizasyon faaliyetlerine başlayan İspanyolların Colomb’un sandığı kadar altın madeni ile başkaca doğal kaynak bulamaması ve yerel halkın nüfusunun İspanyolların taşıdığı salgın hastalıklar ve çatışmalar sonucunda iyice azalması Kosta Rika’nın komşu kolonilerin aksine gözden düşmesine sebep olur. Aynı dönem Orta Amerika kolonilerine adını veren Guatemala ise gerek sürekli artan nüfusu gerekse doğal kaynaklarındaki zenginlik sebebiyle, üç asır İspanyol kolonilerinin bölgedeki merkezi olarak varlığını sürdürmüştür. Guatemala Kaptanlığı’nın 1821’de bağımsızlığını ilan etmesini takip eden birkaç on yıl Sanayi Devrimi’nin filizlenmeye başladığı yıllara denk gelir. Buharlı geminin icadı ile dünya genelinde ticaret hacminin inanılmaz boyutlara ulaşması ve komşu Kuzey Amerika’nın giderek güçlenmesi henüz bağımsızlığını elde etmiş Orta Amerika devletleri için tarım ürünlerini ihraç edebilecekleri yeni pazar olanakları sağlar. İşte pek çoğumuzun tiryakisi olduğu kahve, Orta Amerika’daki demokrasi hikâyesinin başrol koltuğuna böyle bir dönemde oturmuştur.

2. İspanyollardan Sonra

aaaKosta Rika ve Guatemala, 1821’de bağımsızlıklarını elde etmelerini takiben kısa süreliğine bölge devletlerle Guatemala Krallığı çatısı altında birleşti fakat bu birlik uzun sürmedi ve Guatemala Krallığı’nın dağılması ile hemen hemen bugünkü Orta Amerika sınırları çizilmiş oldu. Her iki devlet de krallıktan ayrılıp cumhuriyet ilan ettiler. Bağımsız bir cumhuriyet olduğunda Guatemala’nın elinde sömürge devletinden miras kalan despotik kurumlar, 22 yerli halktan oluşan kalabalık bir nüfus ve büyük toprak sahibi İspanyol kökenli elitler vardı. Kosta Rika ise koloni döneminde hiç etkin olmamıştı, ekili toprak oranları çok az olduğu gibi ekmeye yeterli bir nüfusu da yoktu. İki devlet de toparlanma aşamalarında dünya ticaretindeki hareketliliği fırsat bildiler; Avrupa ve Kuzey Amerika’ya ihraç ettikleri kahve, pamuk ve tropikal meyve üretimine yönelerek yeni kurdukları devletlerini inşa sürecine giriştiler. Daha fazla üretim için toprakların regüle edilmesi gerekiyordu. Kosta Rika bu dönemde belki de demokrasi fikrinin toplumda yerleşmesine en çok hizmet eden hamlesini yaparak herkese bedava toprak dağıtma yoluna gitti. Bu durum üreticinin doğrudan ticari aşamada aktif rol almasını gerektiriyordu ve uygulanan politikanın doğru işleyebilmesi için halkın eğitilmesi şarttı. Bu sebeple Kosta Rika, eğitim programıyla ticari yollara güvenli ve rahat ulaşımı sağlamak için alt yapı çalışmalarına ağırlık verdi. Hâlihazırda işlenen toprakları bol olan Guatemala ise çareyi, küçük çaplı üreticilerde bulunan toprakları kamulaştırıp büyük mülk sahiplerine devrederek üretimini geniş kitleler halinde gerçekleştirmekte aradı. Bu durum Guatemala’daki elit sınıfla zaten parçalanmış olan yerli halkın çatışmasına ve koloni dönemi öncesinden beri süregelen zorla çalıştırma geleneğinin devam etmesine katkı sağlamaktan başka bir işe yaramadı. Cumhuriyet olduğu iddiasıyla yola çıkan Guatemala eski kurumlarından kopamayıp aksine bu kurumları güçlendirerek mülk edinme imkânlarını ellerinden aldığı halkının kaderini patronlarının keyfiyetine terk etmiş oldu.


3. 20. Yüzyıl ve Soğuk Savaş

aaaABD borsalarındaki ani çöküşle başlayan 1929 Ekonomik Krizinin (Büyük Buhran) vurduğu ilk ülkeler dış ticaretleri büyük oranda ABD merkezli olan Orta Amerika ülkeleri oldu. Dünya savaşları ve Büyük Buhran’ın yarattığı kötü ekonomik koşullar, Guatemala’da uzun yıllardır sınıf çatışması yaşayan ve bir kesimi Latin Amerika’daki komünist hareketlerden etkilenen halkın arasındaki sürtüşmeyi arttırdı.

aaaGüneyinde Sovyet Rusya taraftarı komünist bir devlet istemeyen ABD’nin Latin Amerika’da destek verdiği darbe girişimleri ve iç savaşlar bugün için diplomatik bir sır değil. Bunun bir örneği 1954 yılında Guatemala’da Albay Carlos Castillo'nun mevcut demokratik hükümeti yıkmasıyla sonuçlanan darbe girişiminde de yaşandı. Darbe sonrasında cunta hükümetinden memnun olmayan ve Küba’da Fidel Castro’nun askeri hükümet karşısında elde ettiği başarıdan ilham alan bir grup genç subay, kırsal kesimlerde örgütlenerek ülkenin her yerine yayılan bir gerilla hareketine öncülük ettiler. 1960 yılında başlayan iç savaş, tarafların Birleşmiş Milletler (“BM”) vasıtasıyla barış anlaşması imzalamasına kadar tam 36 yıl sürdü. Savaş yalnızca hükümet ve gerillalar arasındaki çatışmayla sınırlı kalmadı. Bu süreçte Guatemala hükümeti Maya kökenli Kızılderililere karşı sistematik bir soykırıma girişti. 1999 BM Hakikat Komisyonu, iç savaş sırasında 200.000’den fazla insan öldüğünü ve bunların %83’ünün Maya kökenli olduğunu ayrıca savaş sırasında gerçekleştirilen insan hakları ihlallerinin %93’ünün devlet ordusu eliyle gerçekleştirildiğini ortaya koyan bir rapor yayınladı. 2013 yılında eski hükümet başkanlarından General Rios Monnt soykırım emri verdiği gerekçesiyle yargılandığı ulusal mahkemede 80 yıl hapis cezasına çarptırıldıysa da bu karar usulü gerekçelerle kısa bir sürede iptal edildi. Tekrardan yargılanmasına başlandığı 2015 yılında ise Monnt’a bunama teşhisi kondu ve mahkeme suçlu görülse bile sağlık sebebiyle ceza verilemeyeceğine hükmetti.

aaaKosta Rika ise 20. yüzyıla 1887 yılında ilk serbest seçimlerini yapmış ve idam cezasını kaldırmış olarak girdi. Her iki uygulamanın da döneminde benzer örnekleri çok azdı. Kosta Rika’nın bu reformist tutumu Dünya Savaşları sırasında Avrupa’dan nitelikli göç almasına yaradı. Avrupalı göçmenler Kosta Rika’ya hem sermayelerini hem de kişisel bilgi ve birikimleri ile kültürlerini taşıdılar. 1930 yılına gelindiğinde yetişkinlerin üçte ikisi okuma yazma biliyordu ve çocuk işçiliğinin günümüzde bile oldukça yaygın olduğu Guatemala’nın aksine ilköğretim zorunluydu.

Genel seçimlerde bazı oy pusulalarının yakıldığı gibi usulsüzlük iddiaları ve hükümetin muhalefet üzerindeki baskısı Kosta Rika’da da komşularına benzer bir iç savaş yaşanmasına sebep oldu. 1948 yılında başlayan ve kırk dört gün süren iç savaşın galibi isyancıların çiftçi önderi Jose Figueres Ferrer oldu. Galibiyetinin ardından iktidara gelen Ferrer, bir dizi reform başlattı. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz 1949 yılında orduyu lağvetmesiydi. Kararına muhalefet edenlere ülkesinin kötü bir anı olarak hatırladığı 1910’lu yıllardaki askeri diktatörlük rejimi ile komşularının yaşadığı darbe ve iç savaşları gerekçe gösteren Ferrer, Kosta Rika Ordusu’nu tamamen ortadan kaldırdı. Bugün Kosta Rika dünyada ordusu olmayan en büyük ülkedir.

aaaFerrer ’in çarpıcı uygulamalarından bir diğeri ise sol partilerin yasaklanmasıydı. Esasında hak ve hürriyetlere ağır bir darbe indiren bu uygulama Kosta Rika’yı Soğuk Savaş yıllarının iki kutuplu dünyasının yarattığı çekişmelerden koruyarak iç işlerinde istikrarı sağladı. Diğer Latin Amerika ülkelerinin aksine çatışma ve darbe girişimleriyle uğraşmak zorunda kalmayan ülkenin bugünkü gelişmelerinin yolunu aslında iç savaşla başlayan bu huzur ortamı açmış oldu.


4. Bugüne Doğru

aaaEylül ayında bağımsızlığının 200. Yılını kutlamaya hazırlanan Guatemala’da iç savaş 1996 yılındaki barış anlaşmasıyla sona ermiş gibi gözükse de ülkede çatışma ortamı halen devam ediyor. Guatemala silahlı örgüt suçlarının ve cinayet sebepli ölüm oranlarının en yaygın olduğu ülkelerin başında geliyor. BM Raporları ülkedeki ekonomik modelin savaştan bu yana hiç değişmediğini, halkın %60’tan fazlasını yoksulluk sınırının altında yaşadığını ortaya koyuyor. Ülke bağımsızlığını kazandığı 200 yıldan bu yana üretim modelinde de bir değişiklik yapmadı; halen temel üretim ve ihracat kahve, pamuk ve tropikal meyveler gibi tarım ürünlerinden sağlanıyor. Tabi, ekonomik açıdan istikrarsızlık ve eğitim imkânlarındaki kısıtlılık bu üretimin çoğunun halen çocuk işçiler eliyle gerçekleştirilmesine de sebep oluyor. İçerideki sorunlarının yanı sıra Guatemala 1940’lı yıllardan beri komşusu Belize ile sınır sorunları yaşıyor. İki ülke 2008 yılında yaptıkları anlaşma ile sorunun çözümü için Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmuş olsa da halen bir çözüm sağlanamadı.

aaaSon yarım asrını istikrarlı bir ortam içerisinde geçiren Kosta Rika ise tarım temelli ekonomisini yabancı yatırımcılara verdiği destekle çeşitlendirdi. Özellikle teknoloji alanında faaliyet gösteren pek çok yabancı şirket bugün Kosta Rika Serbest Ticari Bölgesi’nde faaliyet göstermekte ve teknoloji ürünleri Kosta Rika’nın ihracatının önemli bir bölümü oluşturmaktadır. Sanayideki ilerlemeler pek çok gelişmekte olan ülkenin aksine Kosta Rika’nın çevre politikasını kötü yönde etkilemedi. Kosta Rika 2017 yılında kullandığı enerjinin %90’ını yenilenebilir enerjiden sağlandığını ve 2021 yılında tamamıyla fosil yakıt kullanımını durdurmayı hedeflediğini açıkladı. Sürdürülebilir çevre ve turizm politikaları sebebiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 2010 yılında Kosta Rika’yı örnek ülke seçti. Ayrıca Kosta Rika, Mayıs 2020’den beri eşcinsel evlilikleri kabul etmeye başlayarak Latin Amerika’da bunu gerçekleştiren ilk ülke oldu.

aaaThe Economist tarafından hazırlanan demokrasi indeksi sıralamasında ise tam demokrasi uygulayan ülkeler arasında yer alan ve dünya genelinde sıralaması 18 olan Kosta Rika’nın bu başarısının aksine uzun yıllar aynı devlet çatısı altında varlıklarını sürdürdükleri komşusu Guatemala oldukça farklı bir görünüm çiziyor. Aynı listede Guatemala otoriter rejime yakın, karma rejim kategorisinde yer alıyor ve dünya genelinde 97. sırada bulunuyor. Görünen o ki Guatemala son yüzyılda demokratik bir devlet olma sınavını komşusu Kosta Rika’ya kıyasla gereken şekilde veremedi. Geçmişte yaşanan acıları telafi etmeyecek olsa da başarılı örneklerinde görüldüğü üzere sınıf çatışmasını azaltıp toplumsal uzlaşıyı sağlamak göründüğü kadar zor değil ve mümkün. Bunu başarmayı sağlayacak önemli şey ise silahları bir kenara bırakıp herkesin iyiliğine bir çözüm aramak olacaktır.


“Garip bir savaş olacak, çok garip. Bizimle savaş yapılacak ve biz kiminle savaştığımızı bilemeyeceğiz hiçbir vakit. Bilinse bile söylenmeyecek. Herkes susacak. İşte bütün esrar burada. Toprağı almak için gökte savaşlar olacak ve hiç kimse Diego, hiç kimse bu insan kırımının nedenini bilmeyecek."

Guatemala’da Hafta Tatili, Miguel Angel Asturias


Kaynakça

1. books.google.com.tr/ Rural Guatemala, 1760-1940, Stanford University Press, David McCreery

2. books.google.com.tr/Coffee and Power: Revolution and the Rise of Democracy in Central America, Harvard University Press, Jeffery M. Paige

3. Dar Koridor, Doğan Kitap, Daron Acemoğlu James A. Rabinson

4. insamer.com/tr/kosta-rika_2216.html

5. insamer.com/tr/guatemala_3350.html

6.ipfs.io/ipfs/QmQP99yW82xNKPxXLroxj1rMYMGF6Grwjj2o4svsdmGh7S/out/A/Demokrasi_İndeksi.html

7. gazetebilkent.com/guatemalada-36-yillik-ic-savas/

8. weforum.org/agenda/2017/04/costa-rica-ran-entirely-on-renewable-energy-for-more-than-250-days-last-year/

9. bbc.com/turkce/haberler/2013/01/130113_peace_process6_guatemala

10. https://www.worldpoliticsreview.com/insights/27884/territorial-dispute-between-belize-and-guatemala-who-is-likely-to-prevail