top of page
  • Orçun Samet Şentürk

İKTİDARIN GÖLGESİNDEKİ PROMETHEUS

Türkiye’nin geleceği için belki de bir kilometre taşı olacak 14 Aralık 2022 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için, kimi kesimlerce beklenmedik olduğu ifade edilen, Yargıtay yerleşik içtihadı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının tam aksine ve açıkça söz konusu bu kararlarla çelişecek şekilde, 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verildi.



Nihayetinde ilk derece mahkemesinin 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı ile sonuçlanan bu süreç, aslında ilk olarak 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinin yenilenmesi ile başladı. Yenilenen seçimle beraber İstanbul’u tarihinin en fazla oy farkı ile kazanan Millet İttifakı'nın ortak adayı Ekrem İmamoğlu, 30 Ekim 2019 tarihinde Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi'ndeki demecinde İstanbul seçiminin Yüksek Seçim Kurulu kararı ile iptal ettirilerek kazanılmak istenildiğini savunması üzerine, bu açıklamaya ithafen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından 4 Kasım 2019 tarihinde “Avrupa Parlamentosu'na gidip, Türkiye'yi şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek” şeklinde bir açıklama yapıldı. Ekrem İmamoğlu ise Süleyman Soylu’nun bu açıklamasına karşı “31 Mart'ta seçimi iptal edenler ve dünyada, Avrupa'da onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan biten şeylere baktığımızda, tam da 31 Mart'ta seçimi iptal edenler ahmaktır, önce oraya bir odaklansın" şeklinde bir açıklamada bulundu. Ekrem İmamoğlu’nun bu açıklaması sonrasında ise İmamoğlu için Yüksek Seçim Kurulu üyelerine ahmak diyerek hakaret ettiği iddiasıyla hakkında açılan soruşturmada Türk Ceza Kanunu madde 125 uyarınca iddianame düzenlendi. Düzenlenen bu iddianame uyarınca yargılananan Ekrem İmamoğlu, yargılama neticesinde Türkiye olarak yaklaşık on gündür konuştuğumuz ve süreci yakından takip ettiğimiz 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasını ve siyasi yasak cezasını aldı.


Başlangıç olarak söylemek gerekirse söz konusu bu kararın kesinleşmeden, hapis cezasının ya da siyasi yasağın uygulanması mümkün değil. Ülkemizde istinaf ve temyiz süreci normal şartlarda benim gibi sürekli işin içinde bulunan hukukçu meslektaşların da bildiği üzere en iyi ihtimalle iki veya üç yıldan önce sonuçlanmaz. Ancak söz konusu geçmiş örnekler incelendiğinde Ekrem İmamoğlu hakkında verilen kararın, istinaf ve temyiz süreçlerinin çok daha kısa bir sürede, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce sonuçlanması ve kararın yukarıda izah olduğu gibi 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak içeren haliyle kesinleşmesi de mümkün. Pek tabi kararın kesinleşmesi sonrasında Anayasa Mahkemesi’ne başvurulabilir ancak Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuş olması kararın kesinleşmesine engel değil. Daha açık olmak ve esas sonuca gelmek gerekirse, eğer istinaf ve temyiz süreci ülkemizdeki rutin sürecin aksine iki veya üç ay içinde sonuçlanır ve neticesinde karar kesinleşirse, Ekrem İmamoğlu 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olamayacak. Mevcut durumda karar kesinleşmediği sürece Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine devam edebilecek. Ayrıca Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığının düşürülmesi için, hakkındaki ceza ve siyasi yasak kararı kesinleştikten sonra Danıştay tarafından ayrıca başkanlığının düşürülmesi için karar verilmesi gerekmektedir. Eğer bu şekilde karar verilirse, yeni İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı, meclis çoğunluğu tarafından seçilecek.


Halihazırda, 14 Aralık 2022 günü, Ekrem İmamoğlu tarafından atılan tweet üzerine aynı gün düzenlenen ve ertesi gün 6’lı masa genel başkanlarının katıldığı miting dışında, verilen bu karara karşı herhangi bir aktif tepki verilmiş değil. Nitekim, 6’lı masa ve diğer muhalefet parti başkanları tarafından her ne kadar konu gündemde tutulmaya çalışılsa da aktif olarak harekete geçilmediği sürece, halkın sesi dinlenmediği ve kararlar kapalı kulislerde alındığı sürece, yaşananlar ve yapılanların hepsinin sonuçsuz kalmasından başka herhangi bir sonuç şimdilik ufukta gözükmüyor. İddianamenin, hukuki nitelendirmesi ve suçun unsurlarının varlığı konusunda sıkıntılı ve yetersiz olduğu, ceza dosyasına bizatihi Türk Ceza Kanunu’nun yazarları tarafından sunulan mütalaa ile oldukça detaylı ve açık bir şekilde ortaya konmuş olan söz konusu bu yargılamada, Ekrem İmamoğlu hakkında hapis cezası ve siyasi yasak kararı verilmesi, halk iradesine darbe vurduğu gibi esasen ülkemizin ve neticesinde demokrasimizin mottosu haline getirmeye çalıştığımız "sandıkla gelen sandıkla gider" sözüne de ters düşmektedir.

Gün geçtikte otoriterliğin sınırları konusunda bir önceki günü bizlere aratan, her bu kadarı da olmaz dediğimizde, bir o kadarı daha olan bugünlerde belki de tutunabildiğimiz tek dal olan seçim gününün gücüne inanmalıyız. Demokratik dayanışma ve uzlaşı konusunda geçmiş günlere kıyasla fersahlarca yol almışken birlikte çalışma azmimizi son ana kadar korumalı ve demokratik dayanışmamızın gücünün farkına varmalıyız.





Keys: İmamoğlu Kararı, İBB Belediye Başkanı Ekren İmamoğlu'na verilen Cezanın Hukuki temeli var mı? bu karar siyasi bir karar mı? Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olabilir mi? Ekrem İmamoğlu'nun geleceği ne olacak? Altılı masanın tavrı ne? Change4humanity blog yazıları, Orçun Samet Şentürk, Blog posts

bottom of page