• Fatma Zehra Durmuş

İSRAİL DEMOKRASİ RAPORU

İsrail, nüfusun belli bir kesimi için siyasi hakları ve sivil özgürlükleri garanti eden, güçlü ve bağımsız kurumlarıyla çok partili bir demokrasidir. İsrail üniter bir parlamenter sistemle yönetilmektedir. Yargı, azınlık haklarının korunmasında aktif rol almakta; fakat siyasi liderler ve toplumun büyük kısmı yerel Araplara ve diğer azınlıklara karşı ayrımcılık yapmaktadır. Bu da siyasi temsil, ceza adaleti, eğitim ve ekonomi gibi konularda sistematik eşitsizliklere yol açmıştır. İsrail’de siyasal haklar ve sivil özgürlükler kıyaslandığında siyasal hakların nispeten daha demokratikleşmiş olduğunu görürüz.


Siyasal Haklar incelendiğinde demokratikleşmedeki bazı eksikler şu şekilde göze çarpmaktadır:


- Halkın farklı siyasi partilerde ve gruplarda örgütlenme hakkı kısıtlıdır. İsrail'in Yahudi karakterini reddeden partilerin veya adayların meclise girmesi yasaktır. Bu yasa Arap temsilcileri pasifize etmeyi amaçlamaktadır.

- Nüfusun çeşitli kesimleri (etnik, dini, cinsiyet, LGBT ve diğer gruplar) tam siyasi haklara ve fırsatlara sahip değildirler. Kadınlar liderlik pozisyonlarında çoğunlukla yer almazlar ve dini ya da kültürel anlamda muhafazakar partilerden ek engellerle karşılaşabilirler.

- Ulus-devlet yasası, Yahudi olmayan vatandaşların siyasi ve medeni haklarının ihlali için bir çerçeve oluşturmaktadır. Filistin vatandaşları, uygulamada hem yasal hem de gayri resmi ayrımcılıklarla karşı karşıya kalıyor. Ortak Liste'nin [1] Knesset'teki temsili, Arapların İsrail nüfusunun beşte biri kadar gerisindedir. Araplar, genellikle hükümetteki üst düzey görevlerde de bulunamamaktadır. İsrail vatandaşı olmayan bir Filistinli belediye başkanı olamaz. İsrail vatandaşlarıyla evli olan Filistinlilerin vatandaşlık ve ikamet durumu reddedilmektedir. İçişleri Bakanlığı'nın binlerce Filistinlinin vatandaşlığını iptal ettiği bildirilmiştir.

- Yolsuzluğa karşı önlemler etkili değildir. Örneğin yolsuzlukla suçlanan Netanyahu istifa etmeyi reddetti ve kolluk kuvvetlerinin güvenilirliğine saldırdı. Hükümet şeffaflık içinde çalışmıyor. Bilgi Özgürlüğü Yasası, İsrail vatandaşı olan herkese kamu otoritelerinden bilgi alma hakkını vermektedir. Ancak yasa suistimallerin gizlenmesini sağlayan muafiyetler içermektedir.



Sivil Özgürlükler incelendiğinde demokratikleşmedeki eksiklikleri de şu şekilde sıralayabiliriz;


- Tam özgür ve bağımsız bir medya yoktur. Medya güvenlik konusunda makaleleri askeri sansüre tabi tutar. Hükümet Basın Ofisi bazı zamanlar gazetecilerin basın kartlarını İsrail'e girişleri kısıtlamak için güvenlik gerekçeleri öne sürerek alıkoymaktadır. İfade özgürlüğü savunucuları, tedbirin meşru konuşmanın bastırılmasına sebep olabileceği konusunda uyarıda bulundular. Netanyahu’nun bir süre devam eden başbakan ve haberleşme bakanı olarak ikili rolü, bakanlığın düzenleyici işleviyle çatışan sorunlara sebep olmuştur.

- Yahudi olmayan topluluklar evlilik, boşanma ve gömülme konularında kendi üzerilerinde yargı yetkisine sahiptir. Ama bireylerin dini inançlarını uygulamada ve ifade etmede tamamen özgür olduğu söylenemez. İsrail’in, Doğu Kudüs'teki Tapınak Dağı/Haram el-Şerif'e erişim konusunda farklı sınırlar getirerek ibadetleri sınırlandırması buna örnektir.

- İlkokul ve ortaöğretim birden fazla devlet okulu sistemine ayrılmıştır. Okul kalitesi ve kaynakları çoğunlukla, Yahudi olmayan topluluklarda düşüktür. Üniversitelere Batı Şeria ve Gazze sakinlerinin erişimi kısıtlıdır.

- Bireyler, gözetlenme veya misillemeyle karşılaşma korkusu olmadan siyasi konularda kişisel görüşlerini ifade etmekte özgür değildir. İfade özgürlüğü konusunda kısıtlamalar bulunmaktadır. İsrail’e karşı protesto faaliyetlerinde bulunanlar ciddi cezalara çarptırılır, polis bazı zamanlar barışçıl gösterileri bile kısıtlamaya çalışmıştır. STK’lar ve özellikle insan hakları ile ilgili çalışmalar yapan kuruluşlar için özgürlük kısıtlıdır. İsrail'in veya Batı Şeria yerleşimlerinin boykot edilmesini destekleyen yabancı kişi veya gruplar için ülkeye erişim yasaktır. Bu tedbir birçok Filistin yanlısı insan hakları grubunun ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini engellemiştir.

- Güvenlikle ilgili suçlardan şüphelenilenler özel yasal hükümlere tabidir. Bireyler yenilenebilir altı aylık dönemler boyunca yargısız idari gözaltında tutulabilir. 12 yaşından küçüklerin tutuklanması yasak olmasına rağmen, tutuklamalar devam etmekte. Çoğu çocuk tutukluya, İsrail birliklerine taş attığı için hapis cezası veriliyor; bu tür suçlamalarla ilgili beraat kararları ise çok nadirdir. İnsan hakları grupları İsrail polisini, taş atanlara karşı aşırı güç kullanmakla suçluyor. Bazı davalarda soruşturma sırasında işkence ve baskıya izin veriliyor.



- Yasalar nüfusun çeşitli kesimlerine eşit muamele edilmesini garanti etmiyor. Filistin vatandaşları eğitim, sosyal hizmetler, konut ve izinlere erişim konusunda fiili ayrımcılıklarla karşı karşıya. Normalde Filistin vatandaşları zorunlu askerlikten muaflar. Fakat hizmet vermeyenler, burs ve konut kredileri gibi faydalardan yararlanamazlar. Bedevi vatandaşların çoğu, devlet tarafından tanınmayan kasaba ve köylerde yaşıyor. Bu köylerde yaşayanlar sosyal hizmet talep edemez, elektrik şebekesi dışındadır ve arazi haklarına sahip değildir. Hükümet rutin olarak yapılarını yıkmaktadır.

- LGBT + insanlar önyargıyla karşı karşıya olmaya devam etse de, cinsel yönelime dayalı ayrımcılık yasa dışıdır. Gey ve transseksüellerin orduda hizmet etmelerine izin verilir.

- Ülkeye düzensiz (izinsiz) girenler bir yıla kadar gözaltında tutulabilirler. İltica başvurusu neredeyse her zaman reddedilir. Son yıllarda yetkililer ülkeye giriş yapan binlerce Afrikalı sığınmacıya üçüncü bir ülkeye geri gönderilmeleri veya sınır dışı edilmeleri konusunda baskı yaptılar. Filistinliler için hareket özgürlüğü söz konusu değil. Askeri kontrol noktaları ve güvenlik önlemleri çoğunlukla dolaşım özgürlüğüne engel oluşturabiliyor.



- Mülkiyet hakları etkin bir şekilde korunmaktadır ve ticari faaliyetler genellikle müdahalelerden muaftır. Ancak Bedevi köylerini ele geçirmesi ve Batı Şeria'daki yerleşim politikaları göz önüne alındığında, İsrail'in mülkiyet haklarına olan genel taahhüdü sorgulanmaktadır.

- Dini mahkemeler kişisel statü meselelerini denetlediğinden, kadınlar boşanma ve diğer konularda bazı dezavantajlarla karşı karşıyadır. Yahudiler ve Yahudi olmayanlar arasındaki evlilikler, yurt dışında gerçekleştirilmedikçe devlet tarafından tanınmamaktadır.

Parlementodaki sağ partiler Filistin meselesinde tek devletli çözümü, sol partiler ise iki devletli sistemi savunmaktadır. Yasadışı yerleşim yerleri inşası Filistinlilerin özgürce yer değiştirmesine ve geçiş haklarına ciddi kısıtlamalar getirmektedir. Filistinlilerin nüfusu İsraillilerin nüfusundan daha hızlı artmaktadır ve iki devletli bir çözüm bulunamazsa İsraillilerin azınlığa düşüp sadece yönetimde olduğu bir sistem oluşabilir. İsrail’in istikrarlı ve meşru bir demokrasi olarak kalabilmesi için makul bir süre içerisinde iki devletli bir çözümün gerçekleştirilmesi İsrail çevrelerinden de yükselen bir talep şeklinde dile getirilmektedir.

 

[1] Knessetteki Arap temsilcilere verilen isim.



Tags: İsrail demokrasi rapor, İsrail, demokrasi, İsrail demokrasisi, İnsan hakları, change4humanity, Fatma Zehra Durmuş, blog yazıları

Recent Posts

See All