İspanya Demokrasi Raporu

En son güncellendiği tarih: Oca 12

İspanya veya resmî adıyla İspanya Krallığı, 17 özerk bölge ve 2 özerk şehirden oluşan bölge devlet modeline sahiptir. İspanya parlamenter demokrasiye dayalı monarşi ile yönetilmektedir. Son yıllarda sıklıkla Katalonya’daki ayrılıkçı taleplerle, yolsuzluk skandallarıyla, azınlık haklarıyla ve siyasi istikrarsızlıkla gündem olsa da canlı bir siyasi kültüre sahiptir ve aynı zamanda sivil hak ve özgürlükler bağlamında başarılı ülkeler arasındadır. The Economist Intelligence Unit’in (EIU) 2019 Demokrasi Endeksinde 8.29 puanla 167 ülke arasında 16. sırada olup tam demokrasi (full democracy) sınıfında yer almaktadır. Freedom House raporlarına göre ise 92 puanla özgür bir ülke olarak kabul edilmektedir.

Bir gösterici gazeteyi açarak havaya kaldırmış üzerindeki haberde1976 ve 2017 yıllarından birbirine çok benzeyen iki görüntü var. polis göstericileri jopluyor.
Katalonya’da yerel bir bağımsızlık yanlısı gazete olan El Punt Avui

Basın Özgürlüğü

xxxDünya Basın Özgürlüğü 2020 Endeksinde 29. sırada yer alan İspanya, basın ifade ve özgürlüğünü ilke edinmiş bir AB ülkesidir. Geniş bir analiz perspektifine ve üst düzey yolsuzlukları dahi aktif bir araştırma sürecinden geçiren ve kamuoyu ile paylaşabilen özgür bir basına sahiptir. Ancak merkezi hükümet tarafından yasadışı ilan edilen 1 Ekim 2017 Katalonya bağımsızlık referandumuna halkı teşvik eden Katalonya’daki bölgesel kamu yayın kuruluşlarının liderleri, devlete itaatsizlikle suçlanmış ve tutuklanmıştır. Ayrıca Katalan Bağımsızlık Hareketi’ne ilişkin İspanyol hükümetinin ciddi bir baskı ve sansür uygulama yoluna gittiğini söyleyebiliriz. Hareketi destekleyen pek çok internet sitesine erişim engeli getirilmiştir. Bu durum İspanya’nın medya özgürlüğüne büyük bir gölge düşürmektedir.


Siyasal Haklar

xxxKatalonya’daki gelişmeler karşısında, İspanya’nın insan hakları ve demokrasi anlamında bir çok açıdan sınıfta kaldığını söyleyebiliriz. 2011 yılından bu yana bağımsızlık için mücadele veren ve ülke nüfusunun %16’sını oluşturan Katalan halkı 2017’de referanduma gitmiştir. Ayrılıkçı protestolar esnasında yüzlerce kişi polis müdahalesi neticesinde yaralanmış, sivil halkın ifade özgürlüğünün bir yolu olarak görülen ve anayasada güvence altında alınan toplanma özgürlüğü ciddi anlamda zarar görmüştür. Bu olaylar neticesinde on iki Katalan lider tutuklanıp yargı önüne çıkartıldı. 2019’da Katalan liderlere ilişkin görülen dava, pek çok uluslararası kurum tarafından yargı süreci ihlallerinden dolayı eleştirildi. BM Keyfi Tutuklama Çalışma Grubu (UN Working Group on Arbitrary Detention) bir raporunda, sanıklardan üçünün yargılama öncesi tutukluluğunun keyfi ve gerekçesiz olduğunu ve masumiyet karinesinin (presumption of innocence) ihlal edildiği, bu durumun hürriyet gaspına girdiğini belirtmiştir.

katolonya bayrakları tutan göstericiler, büyük bir dövizde "freedom catolonia" yazıyor
Katalan protestocular, Barselona / Ekim 2019

xxxÜlkede son yıllarda ise siyasi anlamda bir istikrarsızlık söz konusu. 2015’in sonundan bu yana tam dört kez genel seçim yapıldı ancak merkezi hükümet bir türlü kurulamadı. İstikrarsızlık, merkezi hükümetin Katalonya'daki ayrılıkçı hareketi etkili bir şekilde ele alma kapasitesini de engellemiş oldu. Hükümetin işleyişinin zayıfladığı bu dönemin İspanya demokrasisi açısından olumsuz bir tablo oluşturduğundan hiç şüphe yok. 2020 yılı itibariyle ise PSOE ile Unidas Podemos arasında azınlık sol koalisyonu kurulması kararı verildi. Koalisyonun öncelikli meselesi ise siyasi istikrarı sağlamak ve Katalonya olayını sağlıklı bir şekilde ele almak olacağı dile getirildi.

Sanchez ve padenos kameraya gülümseyerek tokalaşıyor.
Başkan vekili Pedro Sánchez ve Unidas Pademos genel sekreteri Pablo Iglesias

Yolsuzluk ve Şeffaflık

xxxİspanya’da siyasilerin karıştığı yolsuzluk skandalları ise endişe verici bir boyutta. Eski Kral Juan Carlos’un, hakkında çıkan yolsuzluk iddialarından sonra BAE’ye taşınması kamuoyunda sert tepkilere sebep oldu. Mariano Rajoy hükümeti ise 2018 yılında yolsuzluk iddiaları neticesinde, ana muhalefet partisi tarafından verilen gensoru ile düşürülmüştü. Öbür yandan, ülkede yolsuzluk davalarına ilişkin başarılı bir mahkeme sürecinin yürütülmesi bu skandalların önüne geçilmesi için önemli bir dayanak noktasını oluşturuyor.

Sivil Haklar

xxxSivil haklar bağlamında ise İspanya’nın bazı eksikleri olduğunu söylememiz mümkün. Uluslararası Af Örgütü’nün yayımladığı yeni raporda, terörü övme veya terör mağdurlarını aşağılamayı yasaklayan geniş kapsamlı ve belirsiz ifadelerle kaleme alınan mevzuatın agresif bir şekilde uygulanması düzinelerce insanın ifade özgürlüğünü tehdit etmeye başladı. Çok sayıda sıradan sosyal medya kullanıcısının yanı sıra sanatçılar ve gazeteciler de uluslararası güvenlikle bağlantılı olarak para cezasına, kamu sektöründe çalışmaktan men veyahut hapis cezasına çarptırıldı. Bu durum haksız yere ifade özgürlüğü sınırlandıran ve halkın fikir hürriyetine yönelik uygulanan endişe verici bir devlet müdahalesi olarak görülmektedir.


Kadınlar, Irksal ve Cinsel Azınlıklar

xxxİspanya’da kadınlar, ırksal azınlıklar ve LGBT+ insanlar ayrımcılığa ve diğer kötü muamelelere karşı yasal koruma altındadır ancak bazı noktalarda toplumsal ön yargı halen devam etmektedir. Kadınlar ve azınlık gruplar tam siyasi haklara sahiptirler. Diğer Avrupa ülkelerine nazaran İspanya meclisinde vekillerin yarıya yakını kadınlardan oluşuyor. Fakat ne yazık ki, günlük hayatta kadınlar istihdam ve tazminat konusunda birtakım eşitsizliklerle karşılaşmaya devam ederken, Romanlar da dahil olmak üzere bazı azınlık grupları toplumdan soyutlanmış durumdadır. 1978 yılına kadar İspanyol vatandaşı dahi sayılmayan Romanların çoğu günümüzde, eğitim, barınma, istihdam ve sağlık hizmetlerinde ayrımcılıkla karşılaşmaya devam ediyor.

bir grup kadın, yumrukları havada, birinin göğsünde Yo Si Te Creao” (sana inanıyorum) yazıyor.
“Yo Si Te Creo” (sana inanıyorum) sloganı atan protestocular, Madrid/Mayıs 2018, Fotoğraf: Marcos del Mazo

xxxİspanya’da, cinsel istismarı ve kadına yönelik şiddeti önlemeye ilişkin bazı yeni gelişmeler söz konusu. Geçtiğimiz 2020 Mart ayı içerisinde İspanya rıza olmadan cinsel ilişkiyi tecavüz olarak tanımlayacak bir yasa tasarısı duyurdu. Bu yasa değişikliği önceki yıllarda kamuoyunda ciddi tepkilere ve protestolara neden olan Wolf Packtoplu tecavüz davası neticesinde gündeme gelmişti. Yasa tasarısı cinsel şiddeti engellemek ve onunla mücadele etmek konusunda bir dizi tedbir paketini de içeriyor.

xxxSonuç olarak siyasal katılım, sivil hak ve özgürlükler bağlamında başarılı ülkelerden biri olan İspanya; son yıllardaki azınlık sorunlarını, yolsuzluk davalarını ve siyasi krizlerini sağlıklı bir biçimde çözebilirse demokrasi ve insan hakları konusunda örnek gösterilebilecek ülkeler arasına girmesi oldukça yüksek bir ihtimaldir.

KAYNAKÇA

1. amnesty.org/en/countries/europe-and-central-asia/spain/

2. dw.com/en/catalan-protesters-we-want-to-make-a-point/a-50893675

3. freedomhouse.org/country/spain/freedom-world/2020

4. search.eiu.com/default.aspx?sText=Spain

5. theguardian.com/world/2019/apr/23/wolf-pack-case-spain-feminism-far-right-vox