Hukuki Pozitivizm | Normlar Hiyerarşisi

En son güncellendiği tarih: Oca 12

Mutlak monarşilerde tek bir iktidar sahibi ve o iktidar sahibinin buyrukları vardır. Bu irade kanun yapmaktan bir yargıç gibi hüküm vermeye kadar devletin her türlü fonksiyonunda tekele sahiptir. Söz konusu bu irade Monark’ın şahsında birleşmiştir, tıpkı devletin onun şahsında birleştiği gibi. Monark’ın mutlak ve sınırsız bu yetkilerini bir bir kaybetmesi ile mutlak monarşiler yıkılmış ve modern devletler kurulmuştur.

Belirtile kralların portleri
Son Fransa Kralı XVI. Louis (1754-1793) Son Fransız İmparatoru III. Napolyon (1808-1873)

xxxBu süreçte Monark’ın ilk kaybettiği yetki, vergi almaktır. 1208 tarihli Magna Carta Libertatum ile Monark vergi almak için Lordlardan oluşan bir meclise başvurma ve onların onayını almak zorunda kalmıştır. Söz konusu bu durumda hem mülkiyet hakkının doğduğunu hem de parlamentonun ilk filizlerinin atıldığını söylemek mümkündür. Bu süreç birbirini takip eden adımlarla asırlara yayılmış, köylü ve işçi sınıfları çeşitli ekonomik ve sosyal nedenlerin getirisi ile birlikte Lordlardan bu hakkı alarak modern parlamentonun doğuşunu sağlamışlardır.

Meclis-i Mebusan'ın Açılışı (1876)

xxxYani, aslında önümüzde üç kurum ve üç işlev vardır. Yasama organı kanun yapar; yürütme organı kanunlara uygun bir şekilde düzenleyici işlemler tahsis eder; yargı organı ise somut olayların soyut kurallara uygunluğu hakkında hüküm verir.

xxxİşte bu süreçte demokratikleşme eğilimleriyle birlikte Monark’ın sınırsız iktidarının yeni sahibi olan sınırsız yasama organının da sınırlandırılması gündeme gelmiştir. Çünkü yasama organı her ne kadar halkın iradesine göre oluşsa da (government of the people, by the people, for the people) seçim sistemleri ve demokrasi anlayışlarına göre yasama organının tamamının yasama faaliyetine katılması mümkün olmadığından aslında kanunlar üzerinde herkesi kapsayacak bir uzlaşı yoktur. Bu yüzden kanun üstü bir norm ile kanunların bağlı olacağı temel ilkeleri belirlemek için anayasacılık faaliyeti ve anayasalar doğmuştur.

Birleşik Devletler Anayasa Konvansiyonu (1787)

xxxAnayasaların temel görevi yukarıda bahsetmiş olduğumuz yasama, yürütme ve yargı organlarını düzenleyip birbirlerinden ayırarak kuvvetler ayrılığını tesis etmek ile temel hak ve hürriyetleri güvence altına almaktır. İnsanların üzerinde uzlaştıkları bu hukuk kurallarını sosyal sözleşmecilerin bahsettikleri devletin kuruluş anlaşması olarak nitelendirmek mümkündür.

xxxTüm bu gelişmeler dahi insanın kendisini güvende hissetmesine yeterli olmadı. Monark, özgür insanlardan oluşan yasama organı ile sınırlandırılmış ve onun her türlü işlemi hukuk devleti ilkesinin gereği olarak yargı erkinin denetimine tabi tutulmuştu. Yasama organı, anayasa ile sınırlandırılmış olmasına rağmen yargı denetimine tabi değildi. Yani, yasama organı anayasanın dışına çıksa dahi onu tekrar anayasanın içine itebilecek bir yaptırım gücü yoktu. Bu yaptırımı tesis etmesi için Anayasa Yargısı doğdu. Artık Monark’ın işlemlerinin yanında yasama organının kanunları da yargı erki tarafından denetlenecekti

Birleşik Devletler Yüksek Mahkeme Yargıçları (1869)

xxxMonark’ın güçlü olduğu dönemde tekelinde olan hukuktan, kuvvetlerin bölündüğü çeşitli araçlarla güvence altına alındığı, denge ile kontrol mekanizmalarının oluşturulduğu ve artık normatif düzenlemelerin kural olarak hukuk kabul edildiği bu dönemde, Hans Kelsen, üç erkten gelen hukuk kurallarını normlar hiyerarşisi görüşünü ortaya atarak tasnif etmiştir.

Normlar Hiyerarşisinin Gelişim Süreci

xxxHiyerarşinin altındaki norm, üstündekine aykırı olamayacaktır. Aslında bu durum baştan itibaren bahsettiğimiz Monark’ın yasayla; yasama organının ise daha sonra anayasayla, bu gelişmenin ardından da Monark’ın hem yasayla hem de anayasayla bağlı olduğu düzen sistemleştirilmiştir.


Normlar Hiyerarşisinin Gelişim Süreci

xxxMonark’ın anayasaya veya yasaya aykırı faaliyeti, ezelden beri var olan adli ve hukuk devletinin gelişmesi ile birlikte ortaya çıkmış olan idari yargı mercilerince denetlenecek; yasama organının anayasaya aykırı faaliyetleri ise anayasa yargısının denetimine tabi tutulacaktır. Yani, işin sonunda yargı erkine güvenilmiştir. Yasama ve yürütme organlarının işlemlerindeki hukuka aykırılıkların yaptırımını yargı organı verecektir.

xxxBuraya kadar kral devletten modern devlete geçiş aşamalarını; doğal hukuktan pozitif hukukun egemenliğine giden yolu; demokratikleşme eğilimleri ile hukuk devleti ilkesinin yansımalarından ve anayasacılık faaliyetlerinden bahsettim. Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması” serisinin bir sonraki yazısı “Doğal Hukuk | Hak Teorisi” olacaktır.