“Guernica” Üzerinden İnsan Haklarını Okumak

En son güncellendiği tarih: Nis 2


26 Nisan 1937 yılında, Nazi Almanyası’na ait 28 bombardıman uçağı İspanya’ nın Guernica şehrini bombaladı. Saldırı sırasında 200 ila 1600 kişi hayatını kaybederken çok daha fazla sayıda insan yaralandı. Bu sırada İspanya hükümeti Paris’te sergilenmek üzere Picasso’ya büyük bir duvar resmi sipariş etmişti. Saldırıdan etkilenen Picasso 15 gün içerisinde Guernica tablosunu yaptı. Tablo ufak bir dünya turu kapsamında çeşitli ülkelerde sergilendi ve böylece İspanya’daki iç savaşa diğer ülkelerin de dikkati çekilmiş oldu.

Tablo zaman içinde savaşın yarattığı trajedilerin ve barış yanlısı düşüncelerin sembolü haline geldi. Öyle ki 1981 yılına kadar Amerika’da sergilenen tablonun bulundurulduğu oda, Vietnam Savaşı sırasında, savaş karşıtı eylemcilerin toplanma yeri olmuştur. Tablonun bir kopyası ise New York’taki Birleşmiş Milletler binasının, Güvenlik Konseyi salonunun girişinde sergilenmektedir (Orijinal tablo siyah-beyaz iken BM binasındaki kopya ise kahverengi tonlara sahiptir). Buraya koyulma sebebi savaşın korkunç yüzünü ve dehşetini hatırlatıyor oluşudur. 5 Şubat 2003 yılında Colin Powell ve John Negreponte’un basın toplantısı sırasında tablo, görünmemesi için büyük mavi bir örtüyle örtüldü. Bazı diplomatlar basına verdikleri demeçlerde Bush hükümetinin, Powell’ın Irak’taki savaşa ilişkin açıklamalar yaparken arkada bu resmin gözükmesini istemediğini ve BM yetkililerine baskı yaptığını söylediler.


Peki Guernica’yı bir sembol haline getiren şey nedir? Neden BM binasında sergilenmekte ve neden siyasi otoriteler, konu savaş olduğunda, bu tablonun gözükmemesini istemektedir? Guernica tablosunun yapımına kadar birçok savaş tasviri resmedilmiştir. Hatta Guernica’nın yapıldığı sene de Guernica’nın bombalanışını anlatan resimler çizilmiş ancak sadece Guernica bir sembol haline gelmiştir. David Siqueiros’un çizdiği “Bir Çığlığın Yankısı” bunlardan biridir. Oysa onun resmi ancak tarihi bir değer taşırken Picasso’nun Guernica’sı bütün savaşların bir sembolü haline gelmiştir. Bunun sebebini Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, ilk 5 maddesinin Guernica’daki yansımasına bakarak anlamaya çalışalım.

Birleşmiş Milletler 24 Ekim 1945 yılında, dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulmuş uluslararası bir örgüttür. Guernica’nın sergilendiği Güvenlik Konseyi Birleşmiş Milletler’in amaç ve ilkelerine uygun biçimde barış ve güvenliği korumak, uluslararası bir anlaşmazlığa yol açacak her türlü çekişmeli durumu soruşturmak ve barışa karşı bir tehlike veya saldırı olup olmadığını araştırarak izlenecek yolu önermekle görevlidir. Guernica’nın burada sergilenmesi gördüğünüz gibi tesadüfi değil.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca 10 Aralık 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi kabul edildi. İnsan hakları öğretisinin oluşmaya başladığı 17.yüzyıldan günümüze kadar, insan haklarını sayan ve sınıflandıran birçok liste ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri olan BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi genel kabul gören bir belgedir.

Bugüne kadar ortaya çıkan haklar “dört kuşak” olarak ayrılır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi bu haklardan ilk iki kuşakta görünen hakları listeler. Şimdi ilk 5 maddeye bakalım.

-Bildirgenin ilk maddesi en temel hak olan özgürlüğe vurgu yapar.

Madde 1: Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.”

Özgürlük bütün hakların temelini oluşturur. Hatta bazı yazarlar birinci kuşak hakların tek bir hak olarak formüle edilebileceğini, “özgürlük” hakkının bu kategoriye giren bütün hakları kapsadığını savunur. Özgürlük olmadan diğer haklar anlamını yitirir. Özgürlük hakkının kullanılması eşitlik ilkesine bağlıdır. Eşitlik olmayan yerde özgürlük kısıtlanır. Guernica’da tüm sahne bir odanın içine hapsedilmiştir. Resmin sağ ucundaki açık kapıya kadar siyah bir duvar uzanır. Savaşın insanları nasıl bir esaret altına aldığı figürlerin yerleştirildiği mekanla izleyiciye yansıtılır. Savaşta kimse özgür değildir. Özgür olanlar bile.

-Bildirgenin ikinci maddesi ilk maddedeki “eşitlik” kavramının bir açıklaması niteliği taşır. Maddenin sadece ilk kısmını almayı uygun gördüm.

Madde 2: Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyaset veya diğer herhangi bir akide, milli veya içtimai menşe, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin işbu Beyannamede ilan olunan tekmil haklardan ve bütün hürriyetlerden istifade edebilir. “

İnsanlar din, dil, cinsiyet vb. fark etmeksizin eşit haklara sahiptirler. Bir insanın diğerine üstünlüğü ya da ayrıcalığı kabul edilemez. Dünya üzerinde bu maddenin uygulanmadığı en tipik örnek Hindistan’daki kast sistemidir. Bildirge böyle bir sistemi insan haklarının ihlali kabul etmiştir. Guernica’da her şey siyah beyazdır. Bu savaşın cansızlığını betimler. Ayrıca her şeyin siyah beyaz olması ırk kavramını da yok eder. Resimde herkes aynıdır ve büyük bir azap içerisindedir. Nazi Almanyası’nın ideolojisinin tam zıttı bir durum ortaya serilmiştir. Picasso daha da ileri giderek hayvanlar ve insanlar arasında bir özdeşlik kurar. Resmin merkezinde mızrak ile vurulmuş ve yıkılmak üzere olan bir at figürü vardır. Atın burnu ve üst dişleri insan dişleri şeklinde verilmiştir. İnsanın savaşta hayvanileşmesi mi anlatılır, savaşın insanı düşürdüğü durum mu tasvir edilmiştir yoksa hayvanların da insanlar gibi yaşama hakkı olduğu mu vurgulanır? Belki de hepsi.

-Madde 3, 4 ve 5 birbirlerini tamamlar niteliktedir. Madde 3 tekrardan özgürlükten bahseder. Lakin bu sefer “yaşam hakkı”nın güvencesi olarak özgürlük ve güvenlik hakkı verilmiştir. Madde 4 kesin bir şekilde köleliği yasaklar. Öyle ki tarihin büyük bir kısmında kölelik normal görülmüş, kölelerin hukuki statüsü zaman zaman tartışılsa da hiçbir zaman bu bildirgede sayılan hakların tamamına sahip olamamışlardır. Artık kölelik insan haklarına aykırı bir uygulamadır. Madde 5 yaşam hakkına eklemlenir.

Madde 3: Yaşamak, hürriyet ve kişi emniyeti her ferdin hakkıdır.

Madde 4: Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır.

Madde 5: Hiç kimse işkenceye, zalimane, gayri insani, haysiyet kırıcı cezalara veya muamelelere tabi tutulamaz.”

Guernica’nın genel atmosferine büyük bir acı hakimdir. Tablonun içerisinde her figür ölümle kol koladır. Tablonun sol tarafında büyük gözlü bir boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan kadının üzerinde durur. Boğa İspanya’nın sembolüdür. Merkezde bulunan atın altında bir askerin parçalanmış cesedi yatmaktadır. Askerin tuttuğu kılıcın üzerinde çiçekler büyür. Atın üzerinde bir ampul parlar. Atın sağ üst kısmında camdan içeri giren, korku dolu bir kadın figürü vardır. Bir başka kadın sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerler ve boş gözlerle ampüle bakar. Kadınların tasviri savaş sırasında onların da ne kadar acı içerisinde olduğunu gösterir. Kadın ve erkek eşitliğine bir vurgu olarak da kabul edilebilir. Boğanın, atın ve çocuk için ağlayan kadının dilleri çığlığı simgeler biçimde hançer olarak çizilmiştir. Sağ uçta dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır. Tablonun adı Guernica olmasına rağmen tablo bütün savaşların genel bir tasvirini verir. Hatta tabloya baktığımızda acı içerisindeki insanların neden bu duruma geldiklerini tablodan çıkaramayız. Guernica en temel insan haklarının vahşice katledilişini göstermekle yetinir. Bu onu evrensel yapan şeydir. Bir sebep göstermez sadece bir yıkımı tasvir eder. Tablo Birleşmiş Milletler’in duvarından devletler yöneticilerini izlemeye devam edecek ve onlara yaptıkları işin ciddiyetini hatırlatacaktır. Savaş yanlısı politikacılar üstünü örtmeye çalışsa bile Guernica artık çerçeve içerisine sıkıştırılmış bir resim olmaktan çok daha fazlası olmuştur. Yazımı çok bilindik ama fazlasıyla anlamlı şu hikaye ile bitirmek istiyorum.

“Picasso’nun sorgulandığı dönemlerde bir Nazi subayı Picasso’nun evinde Guernica’nın fotoğrafını görür ve “Bunu siz mi yaptınız?” diye sorar. Picasso “Hayır siz yaptınız” diye cevap verir.”

________________________________________________________________________________

Kaynakça

-Prof. Dr. Oktay Uygun

-John Berger, Picasso’nun Başarısı ve Başarısızlığı

-Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

- https://tr.wikipedia.org/wiki/Guernica_(tablo)