Doğu Avrupa'da Yükselen Popülizm - 1

En son güncellendiği tarih: Nis 15

Türk Dil Kurumu popülizmi, “politik durumu dramatize ederek halkın ilgisini uyandırmak amacı ile yapılan politika” olarak tanımlamaktadır. Genelgeçer bir tanımını yapmanın zor olduğu bu kavram, her dönem farklı şekillerde cereyan etmiştir. Fakat popülist liderler çoğunlukla belirli bir kesime değil bütün halka hitap ederler. Bu nedenle bir ideoloji, hareket veya isimle özdeşleştirip sınırlamak pek mümkün değildir. Popülizme dair teori geliştiren isimler arasında Gino Germani, popülizmi modernleşmenin bir sonucu olarak ele almaktadır. Ona göre popülizm, halkın yönetime katılımıyla birlikte yaşanan geleneksel-modern çatışmasında yaşanan sancıları ifade eder, geçiş dönemine ait bir kavram olarak ele alır. Margaret Canovan ise tüm popülist hareketlerin ortak özellikleri olarak halkı yüceltmeleri ve elitlere karşıtlıklarının altını çizer. Toplumsal tabakanın alt kesimlerinde yer alan seçmene yaşanan sıkıntıların nedeni olarak elit zümreyi işaret eder ve halk-elit çatışmasından faydalanır.

us yazan mavi bir el, baş parmak yukarıda ve yumruk sıkılmış. sağ da ise aynı el kırmızı ve baş parmak aşağı bakıyor üzerinde them yazıyor. arka planda ingilizce siyaset bilimi terimlerinin olduğu mor bir fon

Dönem dönem farklı şekillerde tezahür eden popülizm, günümüzde demokrasiyi iktidara gelmek için bir araç olarak kullanmakta ve popülist liderler iktidara geldikten sonra otoriterleşme eğilimi göstermektedir. Söylemlerinde sıklıkla halk kavramına atıf yaparlar; düşünceleri halkın düşüncesi, orada olmaları halkın iradesi, çıkan sonuç halkın kararıdır. Yaşanan sıkıntılar için hedef gösterilirken biz ve öteki inşaa edilerek seçmen konsolide edilmeye çalışılır ve bu ikiye ayırma kutuplaştırıcı bir ortam yaratır. Sağ-kanat popülizmde yabancı karşıtlığı, kendi kültürlerinin işgal altında olduğu, milliyetçiliğe sıkıca sarılan bir tutum vardır. Toplumu kutuplaştırıcı politikaları, demokrasiye ve insan haklarına verdikleri zarar ve kavgacı ve dışlayıcı politikalarından dolayı çokça eleştirilmektedir.

Avrupa’da popülizm, özellikle 2008 krizi ile başlayan ekonomik sıkıntılar, işsizlik ve Suriye iç savaşı sonrası yaşanan mülteci krizi ile ivme kazanmış, milliyetçilik, Trump’ın başkan seçilmesi ve Brexit süreci ve Covid-19 pandemisi gibi durumlar da tırmanmasında etkili olmuştur. Gerek üye ülkelerin genel seçimlerinde başarı yakalayan radikal ve popülist partiler ve gerek Avrupa Parlamentosu seçimlerinden çıkan sonuçlar ve değişen dengeler, Avrupa’da popülizmi üzerine en çok tartışılan konulardan biri yapmıştır. Çoğunlukla sağ-kanat popülist hareketler milliyetçi söylemler, AB şüpheci ve yabancı karşıtı politika, islamafobi üzerinden seçmenine seslenmektedir ve tüm dünyada olduğu gibi Doğu Avrupa’da da karşılık görmektedir.

Yunanistan’da Altın Şafak ve Bağımsız Yunanlar (ANEL), Bulgaristan’da Birleşik Vatanseverler İttifakı ve Ataka, Letonya’da Her Şey Letonya İçin ve Letonya Ulusal Bağımsızlık Hareketi’nin 2011 yılında birleşmesiyle Ulusal İttifak Partisi, Hırvatistan’da Canlı Duvar Partisi, Litvanya’da Düzen ve Adalet Partisi, Estonya’da Estonya Muhafazakarları Halk Partisi, son yıllarda büyüyen ve seçimlerden başarıyla çıkan, koalisyon kuran veya parlamentoda yer bulan popülist partilerden birkaçı ve çoğunlukla AB şüpheci ve göçmen karşıtlığı, müslüman karşıtlığı üzerinden seçmenini konsolide etmeye çalışan milliyetçi partilerdir. Bu yazı serisinde de Orta ve Doğu Avrupa’da yükselen sağ popülist partiler ve hareketler özellikle Vişegrad ülkeleri baz alınarak incelenecektir.

Çekya'da 20-21 Ekim 2017 tarihinde yapılan genel seçimlerde Gayrimemnun Vatandaşlar Partisi (ANO), Çek dilinde ano evet anlamına gelmekte, %29,6 oy alarak sandıktan birinci çıktı. Başkanı Andrej Babis 13 Aralık 2017 tarihinden beri ülkenin başbakanı olarak görev alıyor. Seçim kampanyasında ülkenin göçmenlere kapatılacağı vaatleri arasında olan Babis, pek çok yolsuzluk iddiasına da karışmış durumda ve bu sebeple ülkede protestolara sebep olmakta. Aynı seçimlerde oyların %10,6’sını alarak dördüncü büyük parti olarak çıkan ve meclise 22 vekil göndermeyi başaran Özgürlük ve Doğrudan Demokrasi Partisi (SDP) de AB ve göçmen karşıtı söylemleriyle dikkat çekiyor. AB’den ayrılmayı gerekli gören ve Çeklerden cami etrafında domuz gezdirmelerini öneren parti başkanı Tomio Okamura “bu ülkeye yabancıların gelmesine asla izin vermeyeceğiz” ve seçim sonrası “Çekya'nın islamileşmesini durdurmak istiyoruz ve göçe karşı sıfır tolerans için çalışacağız” ifadelerinin sahibi. İşin trajikomik yönü ise ANO başkanı Babis’in Slovak asıllı olması ve SDP başkanı Okamura’nın babasının da Japon olması ve her iki siyasetçinin de yabancı karşıtı politikalar gütmesi olabilir.

Macaristan’da 2010 yılından beri iktidarda olan Fidesz Partisi, en son 2018 yılında %49,3 oy alarak sandıktan üçüncü kez birinci çıktı. Göçmen karşıtı politikalarını ilk günden beri kararlılıkla sürdüren başbakan, popülist liderler arasında Avrupa’da en öne çıkanlardan. Orban, sınırlarını mültecilere kapalı tutmaya çalışan ve Avrupa’da ulusal sınırlara tel örgü çeken ilk lider. Sırbistan ile olan 174 kilometrelik sınırına dikenli tel çeken başbakan, bu yolla mülteci göçünü engellemeye çalışıyor ve seçim kampanyalarında da sık sık Macaristan’ın göçmenlerce tehdit altında olduğunu ifade ediyor. Popülist partilere bir diğer örnek Jobbik Partisi. Yahudi karşıtı ve Roman azınlığa karşı ayrımcı söylemleri olan radikal sağ parti Jobbik’in (Daha İyi Bir Macaristan Hareketi) 2018 genel seçimlerinde %20,29 oy alarak ana muhalefet partisi olması popülist söylemlerin seçmen üzerindeki etkisini göstermektedir. Kurulduğu 2003 yılından bu yana Jobbik, Atilla ve Turan söylemleriyle, Türklerle olan yakın diyalogla, küreselleşme, yabancı yatırımcı ve birlik karşıtı söylemleriyle ön plana çıkıyor. Sadece Orban, Vona veya Jakap değil başka siyasetçiler de müslümanların gelmesiyle birlikte Katolik Macar kimliğinin bozulacağı, Hristiyan değerlerinden taviz verileceği ve bunun olmaması için yabancı istilasına dur denilmesi ve Macar kimliğinin korunması gerektiğini düşünüyor.

Polonya’da mülteci karşıtı ve AB politikalarını sürekli eleştiren Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) 2015 yılından beri iktidarda ve 2019 genel seçimlerinde oyların %43,6 alarak seçimden birinci çıktı. Muhafazakar ve milliyetçi söylemleri olan PiS Partisi lideri Kaczynski ve parti üyeleri, muhalefeti sürekli hain olarak nitelendirerek nefreti körükleyici ve dışlayıcı bir üslup benimsemiş durumda. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan Vatandaş Platformu (PO) üyesi altı Avrupa parlamenterinin fotoğraflarının milliyetçilerce darağacına asılması buna bir örnek.

Slovakya’da 29 Şubat 2020 genel seçimlerinde muhalefetteki muhafazakar Sıradan İnsanlar ve Bağımsız Kişiler Partisi (OL'aNA) %25,3 oy alarak birinci çıktı. 2020 genel seçimlerinde popülist partiler barajı geçerek mecliste koltuk kazanmayı başardı. Aynı seçimlerde %8 oy alarak meclise girmeyi başaran ve neo-nazi olarak bilinen Slovakya Bizim Halk Partisi (LSNS) lideri Marian Kotleba, Nazi döneminde kurulan Slovak Cumhuriyeti devletinin kuruluş yıldönümünde yoksul ailelere 1488 avro dağıttığı ve 14-88’in neo-nazi selamlaşması olduğu bilindiği için 4 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. 2015 yılında 200 mülteci alabileceğini belirten ülke, yalnız Hristiyan Suriyelileri kabul edeceğini, neden olarak da Slovakya’da hiç cami olmadığını gerekçe göstermiştir. Ülkede sadece Müslüman göçmenler değil azınlık halklar da popülist söylemlere maruz kalmaktadır. Ülkede azınlık olan Macarlar ve Romanlar’ı ayrıştıran söylemleriyle bilinen Slovak Milli Partisi (SNS) 2016 seçimlerinde %5’lik barajı geçerek %8,6 oy alabilmişti.

Vişegrad ülkeleri olarak bilinen bu dört ülke, birliğin göçmen politikasına ortak bir tutum takınarak karşı çıkmıştı ve zorunlu göçmen kotasına uymamıştı. 2020 yılında komisyonun önerdiği yeni göç anlaşmasına ne tepki verileceği ise henüz net değil. Serinin devamında popülizmin Doğu Avrupa’da ne zaman yükselişe geçtiği ve neden yükseldiği gibi soruların üzerinde durulacak ve genel bir çerçeve çizilmeye çalışılacaktır.

Kaynakça

  1. sozluk.gov.tr/

  2. makalesistemi.com/panel/files/manuscript_files_publish/e61942b4897972dd6a60f8037db34c7c/9626a45c30bed784e9896659c6ac8ab9/a8343729011aa74.pdf

  3. nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/49738.pdf